Çocuklarımın problem çözme yeteneği gelişsin diye sürekli test kitapları, ekstra zor sorular veriyordum. Ama ikisi de bunalıma girmişti. Büyük olan çalışmayı reddediyordu, küçük olan ağlıyordu. Yanlış yoldaydım.
Bunu bırakıp evde sadece kutu oyunları oynamaya başladık. Satranç, jenga, kelime oyunları, Dobble... Kural basitti: Eğleniyoruz, yarışmıyoruz.
Özellikle 12 yaşındaki kızım kaybedince önceden çok sinirlenirdi, oyunu bırakırdı. Ama haftalarca oynayınca bir şey değişti. Kaybetmeden önce strateji kurmaya başladı. Bir sonraki hamlenin sonucunu hesaplamaya başladı. Hata yaptığında "Nerede yanlış yaptım?" diye sormaya başladı.
Eğlenirken aslında arka planda ne kadar çok beyin jimnastiği yaptıklarını görmek harika bir duygu. Test kitabı hiç vermesem de bu çocuklar artık çok daha iyi düşünüyor.
Zekayı geliştirmenin en kısa yolu bazen en eğlenceli yoldur.