Benim 12 yaşındaki oğlumla ekran süresi yüzyünden evde resmen soğuk savaş yaşıyorduk. Ne zaman "kapat" desem odasının kapılarını çarpıyordu. Bağırıyordum, o daha çok çarpıyordu. Kısır döngü.
Bir gün farklı bir şey denedim. Karşıma aldım, sakin bir sesle konuştum: "Bu evde ikimizin de uyması gereken kurallar var, sana sürekli bağıran bir anne olmak istemiyorum."
Ekran süresini beraber belirledik. O süreyi önerdi, ben biraz düzenlttim, uzlaştık. Kağıda yazdık, ikimiz de imzaladık. Buzdolabına astık.
Kuralları kendisi onayladığı için süresi bitince itiraz etme hakkı kalmadı. Çünkü o da imzalamıştı. Kapı çarpmalar bitti.
Bağırıp çağırmak yerine işi resmiyete dökmek ergenliğe giren çocuklarda gerçekten çalışıyor. Çünkü onlar artık "kural koyan ebeveyn" değil, "anlaşma yapan birey" olarak görülüyor. Bu fark her şeyi değiştiriyor.